Yazı Detayı
08 Ağustos 2019 - Perşembe 13:02 Bu yazı 421 kez okundu
 
GENÇ KUŞAĞIN SİYASETE KATILIMI
Hakan Çoşkun
hakancoskun@yerelsiyaset.net
 
 

GENÇ KUŞAĞIN SİYASETE KATILIMI


  Ülkemizde ve dünyada uzun yıllardan beri gençliğin siyasete neden mesafeli yaklaştığı konusu tartışılmaktadır. Bu husus üzerine çeşitli değerlendirmeler yapılırken yapılan en büyük hata konuya gençlerin penceresinden bakılmamasıdır. Yapılan araştırmalara göre gençlerin siyasete katılmamasındaki başlıca etmen siyaset kurumuna ve siyasi kişilere güven duymaması olup bu etmeni göz ardı ederek yapılacak her türlü görüş ve değerlendirme haksız ve eksik olacaktır.

 


  Siyasi Parti ve benzeri örgütlenmelerde gençlerin önünü açma düşüncesi sıkça dile getirilmektedir; ne yazık ki bu durum kürsü konuşmalarında daha fazla alkış alma amacından öteye geçmemektedir. Esasen genç kuşağın, muktedirler tarafından kendilerine siyasal alan açılmasını beklemesi, her zaman bahsedilen gençliğin ruhuna ve muhalif duruşuna taban tabana zıt bir durumdur. Bu noktada çözüm ilk olarak gençliğin çeşitli alanlarda fikren üretmesi ve ortaya çıkan fikir ve projeleri hayata geçirebilmek için muktedirlere örgütsel biçimde baskı kurmasından geçecektir.

 

 


  Genç kuşağın siyasete mesafeli yaklaşması konusu sadece ülkemizde değil dünyada da tartışılan başlıca konulardandır ve bu konu üzerine çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Avrupa İlerici Çalışmalar Vakfı (FEPS) 2016 yılında dünya gençlerinin siyasete ilgisi üzerine bir çalışma gerçekleştirmiştir. Bu çalışmaya göre yüzde 24 ile Türk gençliği siyasete en çok ilgi duyan grup olmuştur. Her ne kadar bu oran yeterli olmasa da dünya gençliğine oranla daha iyi bir noktada olduğumuz açıktır.

 


  Ülkemizde gerçekleştirilen son yerel seçimlerde özellikle İstanbul seçimlerinde gençliğin sürece katkısı ortadadır. İdeolojik ayrım yapmaksızın genç kuşağın adalet duygusunun zedelendiği noktada verdiği reaksiyon 23 Haziran tekrar seçimlerinde ortaya çıkmıştır. Tabi ki yalnızca oy vermek siyaseten ortaya bir şeyler koymak anlamına gelmemektedir lakin İstanbul seçimlerinde yaşanan süreç genç kuşağın adalet duygusuna ne kadar önem verdiğini ve gerektiği zaman örgütsel anlamda ortaya ne kadar nitelikli çalışmalar çıkardığını tüm topluma göstermiştir. Bu noktada önemli olan husus gençliğin son dönemde artarak devam eden bu siyasi eğilimini sürdürülebilir kılmaktır. Bahsettiğim sürdürebilirlik de ancak ve ancak gençliğin kendi öz iradesini ortaya koymasıyla mümkün olacaktır.

 


 Kısa sayılabilecek siyasi yaşamımda gördüğüm şudur ki hiçbir kimse ya da grubun genç zihinlere yer verme, alan açma gibi bir düşüncesi veya kaygısı bulunmamaktadır. Bu noktada daha evvel belirttiğim gibi tek çözüm yolu genç kuşağın siyaseten kendi öz iradesini kolektif şekilde ortaya koymasıdır. Unutmamalıdır ki kolektif bir çalışma başarıyı da beraberinde getirecektir. Genç kuşağın temsiliyeti noktasında ise gençler her zaman yapıldığı gibi ekipçilik anlayışı ile ilerlememeli liyakat esaslı temsil noktasında iradesini ortaya koymalıdır.

 


  Özetlemek gerekirse bizlerin yani gençlerin siyaseten hangi noktada olacağını yine bizlerin fikir ve iradesi belirleyecektir.
Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi;
“Tüm Ümidim Gençliktedir.” şiarıyla genç kuşak bu topluma umut olmaya devam edecektir.

AV. HAKAN COŞKUN

 
Etiketler: GENÇ, KUŞAĞIN, SİYASETE, KATILIMI,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı
Kişisel verilerinizin işlendiğini ve saklandığını 6698 sayılı KVKK Md.10 aydınlatma yükümlülüğü kapsamında tarafınıza bildirmek isteriz.