Yazı Detayı
12 Kasım 2019 - Salı 13:26 Bu yazı 104 kez okundu
 
BAĞIMSIZ TÜRK YARGISI
Özgür Öz
ozguroz@yerelsiyaset.net
 
 

BAĞIMSIZ TÜRK YARGISI

 
 
             Bülent ARINÇ’ın damadı  Ekrem YETER’i yargılayan Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi, delil yetersizliğinden beraat kararı verdi. Gerekçeleri arasında sanığın örgüt üyesi olmadığı ve sadece ‘SEMPATİZAN’ olduğu hususu yer aldı. İsimlere takılmadan, teorik olarak düşünüldüğünde örgüt üyesi olmayan ve hiçbir aktivitesi olmamış sadece sempati duymuş bir kişinin örgüt üyesi olmadığının tespiti ve örgüt üyeliği suçlamasından beraat etmesi kadar doğal ne olabilir diye düşünmeliyiz. Hiç kimse düşünceleri yüzünden suçlanmamalı ve düşünceye ceza verilmemelidir. 
 
 
 
 
            Ancak geçmişe baktığımızda ve halen düşüncenin bir suç olarak kabul edildiği ve cezaevlerinin düşünce suçluları ile dolu olduğu bir ülkede yaşadığımızı rahatça söyleyebiliriz. Hukuk bir gün herkese lazım olacaktır ve nitekim olmuştur. Sırf bu sebeple dahi hukuku üstün ve yargıyı bağımsız kılmak esas olmalı ve sistem ile oynanmamalıdır. 
 
 
 
 
            Birinci paragrafta Ekrem YETER hakkında verilen kararın teorik olarak doğru olduğunu söylemiş olsam da, somut olayda bunu yapmam imkansızdır. Zira Fettullahçı yapılanmaya yıllarca çanak tutulan bu ülkede, örgüt ile hiçbir temas ve alakası olmadığı halde, sırf Bank Asya’da hesap açtığı için cezaevine girmiş ve banka hesaplarına el konulmuş insanlar varken, örgütün özellikle üst kademeleri ile yüzlerce telefon konuşması yapmış, aleyhinde onlarca tanık ve delil bulunan, dahası bank asya da hesap sahibi konumundaki Ekrem YETER’i sadece sempatizan olarak kabul etmek de neyin nesi? Siz benim cümle sonuna soru işareti koyduğuma ve soru cümlesi haline getirdiğime bakmayın bunun cevabını ben de biliyorum sizler de… 
 
 
 
 
           Geçmişte sırf Fettullah GÜLEN ile ilgili araştırma yaptığı için öldürülen gazeteciler, hakkında kitap yazdığı için görevinden alınan ve  hapis yatan emniyet müdürlerini gördük ardından ‘Dön artık bitsin bu hasret’ ve ‘ Ne istediniz de vermedik’ diye seslenenleri duyduk. Ardından 15 Temmuzu hep beraber yaşadık. 251 vatandaşımız öldü ve şehit bile sayılmamış, nereye gittiğini bile bilmeyen  yirmili yaşlarının başlarında sayısı belirsiz  erlerimizi yitirdik. Bunları niye yaşadık ve  bugün hangi yüksek hatır için Ekrem YETER hakkında bu karar verilmiştir? Daha da ileri giderek Fetö örgütünün siyasi ayağı neden araştırılmamıştır diye de sormak gerekmiyor mu?
 
 
 
 
             Bir avukat gözüyle eğer kesinleşirse bu beraat kararının bir emsal olabileceğini ve kapatılması artık mümkün olamayacak bir kapının açıldığını, bu kapıdan çok sayıda Fetöcü’nün geçebileceğini rahatlıkla söyleyebilirim.  Şamil TAYYAR’ın beyanı ile kamuoyu tarafından bilinir hale gelen ve bugüne kadar takipsizlik kararı ve tahliye peşinde koşan Fetö Borsası için beraat adında yeni bir pazar ve bölüşülecek yeni bir pasta ortaya çıkmıştır. Dahası açılan bu kapıdan sadece Fetö’cüler değil, PKK, DHKP-C, DEAŞ ve diğer terör örgütlerine ‘sempati duyanlar’ da geçebilecektir. Biraz daha ileri gidersek madem terör örgütüne sempati duyanlar, argo tabir ile, yırtabiliyorsa adi suç örgütlerine sempatisi olanlar neden ceza alsınlar ki? Onlar da sadece Sempati duydukları için beraat edebilirler.  İş buralara kadar gidiyor arkadaşlar. 
 
 
 
            Yargının sağı, solu, dindarı, ateisti, kemalisti, fetöcüsü falan olmamalı yargı bağımsız ve hukuk üstün olmalı, bugün kendi çıkarlarınız için şekillendirdiğiniz yargı ve kurduğunuz sistem, yakın gelecekte size zarar verecek hale gelir. Bunu 15 Temmuz da gördük.  Yapmayın Efendiler!
 
 
Özgür ÖZ 
 
 
Etiketler: BAĞIMSIZ, TÜRK, YARGISI,
Yorumlar
Haber Yazılımı
Kişisel verilerinizin işlendiğini ve saklandığını 6698 sayılı KVKK Md.10 aydınlatma yükümlülüğü kapsamında tarafınıza bildirmek isteriz.