Yazı Detayı
07 Ağustos 2019 - Çarşamba 13:41 Bu yazı 281 kez okundu
 
ALTIN MI KIYMETLİ HAYAT MI DİYE KİM KARAR VERSİN?
KADIN AKLI - Birsen Avcı
birsenavci@yerelsiyaset.net
 
 

ALTIN MI KIYMETLİ HAYAT MI DİYE KİM KARAR VERSİN? 

 
  Son günlerde Kaz Dağları’nda siyanürle altın arayan Kanada menşeili şirketin yarattığı doğa tahribatı çok sık gündeme geliyor. 5 Ağustos itibariyle “Su ve Vicdan Nöbeti” tutmaya başlayan insanlar “Kaz Dağı’nın Üstü Altından Değerlidir” sloganıyla karar vericilere seslerini duyurmaya çalışıyor.
 
  Kanada menşeili şirketin altın aramak ve çıkarmak üzere binlerce kilometre uzaktan ülkemize gelmesi sermayenin küresel gezintisinin bir sonucu. Coğrafi keşifler başlayıp da bakir ülkelerin yer altı ve yerüstü kaynakları yağmalandığından beri doymak bilmeyen bir açlıkla saldırıyor küresel sermaye ve tabii yerli işbirlikçileri de. Ama şimdi konumuz sermayenin küresel gezintisi değil. Konumuz altın aramak ve çıkarmak için izin verilme yetkisinin kimde olması gerektiği.
 
  Türkiye’de maden aramak ve çıkarmakla ilgili her türlü izin/ruhsat verme gibi işlemleri yapmaya Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Maden İşleri Genel Müdürlüğü yetkili. Genel Müdürlük doğal olarak Ankara’da. Kaz Dağları’nda siyanürle altın aramak ve çıkarmak için Ankara’dan izin almak zorundasınız. Bu izin bakanlık bürokrasisi tarafından veriliyor. Konu ülke gündemindeki yerini aldığından bu yana altın aramak ve çıkarmak için Ankara’dan değil de konunun bizatihi muhatabı olan Çanakkale Belediyesi’nden izin alınması gerekseydi nasıl olurdu diye düşünüyorum ve şöyle bir senaryo kurguluyorum:
 
  Çanakkale Belediyesi, kendisine yapılan maden arama için izin başvurusunu değerlendirmeye aldığında, doğaya, insanlara, tarıma olası etkilerini bilimsel yöntemlerle tespit ediyor. Elbette belediye süreci son derece şeffaf ve halkın denetimine açık bir şekilde yürütüyor. Altın aramanın çevreye olası etkileriyle ilgili yapılan tespiti kamuoyuyla paylaşan belediye nihai kararı vermek üzere halka gidiyor. Halk, kendisiyle ilgili yaşamsal bir kararı yine kendisi veriyor.
 
  Ankara’daki idarecilerin, belki gidip görmeyeceği, belki hiç yaşamayacağı, belki sadece tatil için geçici bir süre kalacağı Çanakkale’nin tek su kaynağıyla ilgili karar vermesi kolay olabilir. Ancak, Çanakkale’de yaşayanların tek su kaynağının kirlenmesine, ölümlere, hastalıklara, doğal güzelliklerin, yer altı kaynaklarının yok olmasına neden olabilecek bir kararı kolayca vermeleri mümkün olabilir mi? 
 
  Yaşadığımız şehirlerdeki hayatımızı birebir etkileyecek değişimlerin, dönüşümlerin, yeniliklerin kararını kim versin? Altın mı kıymetli hayat mı? Bu soruyu kime soralım?
 
 
Etiketler: ALTIN, MI, KIYMETLİ, HAYAT, MI, DİYE, KİM, KARAR, VERSİN?, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı
Kişisel verilerinizin işlendiğini ve saklandığını 6698 sayılı KVKK Md.10 aydınlatma yükümlülüğü kapsamında tarafınıza bildirmek isteriz.